Diş Çekimi Sonrası İlk Kritik Aşama: Yara İyileşmesi ve Soket Bakımı
Diş çekimi, modern diş hekimliği kliniklerinde her zaman en son çare olarak değerlendirilen invaziv bir cerrahi prosedürdür. Operasyonun tamamlanmasıyla birlikte, ağız ortamında “soket” olarak adlandırılan boşlukta karmaşık bir biyolojik iyileşme süreci başlar. Bu sürecin sağlıklı ilerlemesi, ilerleyen dönemlerde uygulanacak dental implant, köprü veya protez gibi restoratif tedavilerin başarısı için temel teşkil eder.
Kan Pıhtısının Korunması ve Biyolojik Önemi
Cerrahi çekim işlemini takip eden ilk 24 ila 48 saatlik zaman dilimi, yara bölgesinde stabil bir kan pıhtısının (koagulum) oluşması açısından en kritik evredir. Oluşan bu pıhtı, soket boşluğunun derinliklerinde yer alan alveol kemiğini ve hassas sinir uçlarını dış ağız ortamındaki bakterilerden, termal ve mekanik uyarılardan koruyan doğal bir bandaj görevi üstlenir. Pıhtının yerinden oynaması veya parçalanması, iyileşme sürecini tamamen durdurarak klinik komplikasyonlara yol açar.
Bu biyolojik yapıyı korumak adına, operasyon sonrasındaki ilk 24 saat boyunca hastaların ağız çalkalama, tükürme veya pipet kullanma gibi ağız içi negatif basınç yaratacak fiziksel eylemlerden kesinlikle kaçınması gerekmektedir. Tükürme veya çalkalama eylemleri, pıhtının soket dışına sürüklenmesine yol açarak alveol kemiğini doğrudan mikroorganizmaların istilasına açık hale getirir.
Post-Operatif Bakım ve Beslenme Esasları
Çekim sonrasında anestezi etkisinin tamamen geçmesi için genellikle 2 ila 4 saat beklenmeli ve bu süre zarfında herhangi bir gıda tüketimi gerçekleştirilmemelidir. Yara yerinin mekanik olarak tahriş edilmesini önlemek amacıyla, ilk birkaç gün boyunca yumuşak, ılık veya soğuk gıdaların tercih edilmesi klinik bir zorunluluktur. Beslenme rutinine yoğurt, püreler, ılık çorbalar ve püre haline getirilmiş sebzeler dahil edilmelidir.
Sert, taneli, çok sıcak, baharatlı ve asitli yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Sıcak gıdalar, bölgedeki damarlarda vazodilatasyona (genişlemeye) yol açarak kanamayı yeniden başlatabilir veya pıhtı stabilitesini bozabilir. Ağız hijyeninin sağlanması sürecinde, ilk gün çekim bölgesi doğrudan fırçalanmamalı, diğer dişler ise son derece nazik bir şekilde temizlenmelidir.
Cerrahi çekim sonrasındaki ilk 24 saat boyunca sigara ve alkol kullanımı kesinlikle yasaktır. Sigara dumanındaki toksik maddeler ve nikotin, ağız içi kılcal damarlarda büzüşmeye neden olarak bölgedeki kan akışını ve doku oksijenasyonunu ciddi oranda azaltır. Bu durum, soket iyileşmesini doğrudan geciktirir ve kemik dokusunun enfekte olmasına zemin hazırlar.
Olası Klinik Komplikasyonlar: Alveolit ve Osteomiyelit
Post-operatif bakım kurallarına uyulmaması veya hastanın fizyolojik özelliklerine bağlı olarak gelişebilen en yaygın komplikasyon kuru soket (alveolit) tablosudur. Kan pıhtısının erken dönemde kaybedilmesi sonucu gelişen bu durumda, açığa çıkan alveol kemiği doğrudan enfekte olur. Genellikle çekimden sonraki 3. veya 4. günde başlayan, ağrı kesicilere yanıt vermeyen, kulağa ve şakaklara yayılan şiddetli zonklayıcı ağrı, ağızda kötü koku ve ekşi bir tat alveolitin en tipik belirtileridir.
Daha nadir fakat çok daha ciddi bir diğer kemik komplikasyonu ise osteomiyelittir. Cerrahi yaranın derin bakteriyel kontaminasyonu sonucu gelişen bu kemik iliği iltihabı; yüksek ateş, ilgili çene bölgesinde şiddetli şişlik, lokalize sıcaklık artışı, lenfadenopati ve halsizlik ile karakterizedir. Bu tür belirtilerin varlığında, cerrahi debridman ve sistemik antibiyotik tedavisi için vakit kaybetmeden uzman bir diş hekimine başvurulmalıdır.
Aşağıdaki tablo, diş çekimi sonrasındaki fizyolojik soket iyileşmesinin evrelerini ve bu evrelerde dokularda meydana gelen biyolojik değişimleri göstermektedir:
| İyileşme Dönemi | Bölgedeki Biyolojik Reaksiyonlar ve Hücresel Gelişim | Klinik Durum ve Bakım Öncelikleri |
| İlk 24 – 48 Saat | Soket boşluğunda kan pıhtısı oluşur, inflamatuar hücreler bölgeye göç eder. | Pıhtının korunması kritiktir; tükürme, çalkalama ve sigara kullanımı yasaktır. |
| 1. Hafta (3 – 7 Gün) | Granülasyon dokusu pıhtının yerini almaya başlar, yüzeyel epitelizasyon tetiklenir. | Ağrı ve şişlik azalır; hafif, yumuşak beslenmeye devam edilir, nazik ağız bakımı uygulanır. |
| 2 – 4 Hafta | Yumuşak doku soket üzerini tamamen kapatır, diş eti kalınlaşır. | Diş eti hassasiyeti kaybolur; kemik iyileşmesi için stabil bir alt yapı hazırlanır. |
| 3 – 6 Ay | Osteoid doku kalsifiye olur, soket boşluğu tamamen yeni kemik dokusu ile dolar. | Kemik iyileşmesi tamamlanır; bölge implant veya sabit protez uygulamaları için hazır hale gelir. |
Boşluğu Kapatmamak Hangi Riskleri Beraberinde Getirir?
Çekilen bir dişin yarattığı boşluğun “nasılsa görünmüyor” veya “çiğnememi çok etkilemiyor” düşüncesiyle uzun süre tedavisiz bırakılması, ağız ve diş sağlığı üzerinde geri dönüşü zor olan zincirleme deformasyonlara yol açar. Ağız içi biyomekanik sistem, tüm dişlerin bir arada ve dengeli çalışması üzerine kuruludur.
Mekanik Stimülasyon Kaybı ve Çene Kemiği Erimesi
Diş kökleri, çiğneme kuvvetlerini doğrudan alveol kemiğine ileterek kemik hücrelerini (osteositleri) sürekli uyarır ve kemiğin hacmini korumasını sağlar. Diş çekildiğinde bu mekanik uyarı ortadan kalkar. Beyne, o bölgedeki kemik dokusuna artık ihtiyaç duyulmadığı sinyali gider ve kalsiyum gibi besleyici kaynakların bölgeye iletimi kesilir. Bunun sonucunda lokalize çene kemiği erimesi (atrofi/rezorpsiyon) başlar.
Kemik erimesi süreci en hızlı şekilde çekimden sonraki ilk 6 ila 12 ay içinde gerçekleşir. Uzun vadede bu durum, çene hattının incelmesine, diş etlerinin çekilmesine ve yüz profilinin çökmesine (yaşlı yüz görünümü) neden olur. Özellikle arka dişlerin eksikliğinde, alt çene öne ve yukarı doğru yer değiştirirken, üst çene içe doğru çekilerek yaşlı bireylere özgü karakteristik yüz profilini oluşturur.
Komşu Dişlerin Göçü ve Kapanış Bozuklukları
Boş bırakılan alan, komşu dişlerin stabilizasyonunu tamamen bozar. Dişlerin yer değiştirmesini engelleyen lateral destek ortadan kalktığı için, boşluğun her iki yanında yer alan dişler dikey konumlarını koruyamayarak boşluğa doğru eğilmeye başlar. Bu devrilme hareketi genellikle kökten değil, diş kuronunun üst kısmından gerçekleşir ve dişlerin dizilim eksenini bozar.
Eş zamanlı olarak, karşı çenedeki antagonist (ısırım ortağı) diş, dikey yönde temas edeceği bir yüzey bulamadığı için boşluğa doğru uzamaya (ekstrüzyon) başlar. Bu diş kaymaları genellikle çekimi takip eden ilk 3 ila 6 ay içinde belirginleşir ve birinci yılın sonunda kalıcı okluzal (kapanış) bozukluklarına yol açar.
Diş kaymalarının ve uzamalarının yarattığı zincirleme komplikasyonlar şu şekilde özetlenebilir:
- Gıda Birikimi ve Çürük Gelişimi: Eğilen dişlerin arasındaki fizyolojik kontak noktaları bozularak gıda sıkışmasına uygun alanlar yaratır; bu da komşu dişlerin ara yüzlerinde temizlenemeyen çürüklerin ve diş eti hastalıklarının başlamasına sebep olur.
- Çiğneme Kuvvetlerinin Dengesiz Dağılımı: Kapanışın bozulması nedeniyle çiğneme kuvvetleri belirli dişlerin üzerine aşırı yük binmesine ve bu dişlerde mikro-kırıklara, aşınmalara ve sallanmalara yol açar.
- Temporomandibular Eklem (Çene Eklemi) Hasarları: Dengesiz çiğneme alışkanlıkları ve kapanış engelleri, çene ekleminde (TME) disfonksiyona, klik seslerine, kronik eklem ağrılarına ve sınırlı ağız açılmasına neden olur.
Eksik Dişleri Tamamlamada Modern Seçenekler
Modern diş hekimliği, kaybedilen dişlerin yerine konmasında hastanın genel sağlık durumu, kemik kalitesi ve estetik beklentilerine göre şekillenen geniş bir tedavi yelpazesi sunmaktadır.
1. Dental İmplant Tedavisi: Doğal Diş Kökünün Yeniden Doğuşu
Dental implantlar, eksik diş boşluğundaki çene kemiğine cerrahi olarak yerleştirilen, insan vücuduyla mükemmel biyolojik uyumluluğa sahip titanyum vidalardır. İmplant yerleştirildikten sonra, titanyum yüzey ile çene kemiği hücreleri mikroskobik düzeyde birbirine kilitlenerek “osseointegrasyon” adı verilen biyolojik kaynaşmayı gerçekleştirir. Bu süreç tamamlandığında, implant üzerine yerleştirilen porselen veya zirkonyum kuronlar sayesinde doğal diş fizyolojisi tam anlamıyla taklit edilir.
İmplant Tedavisi İçin Uygunluk Kriterleri
Dental implant uygulaması, çene ve yüz gelişimini tamamlamış, sistemik olarak cerrahiye engel bir durumu bulunmayan 18 yaş üstü tüm bireylerde başarıyla uygulanabilir.
- Sistemik Hastalıklar: Kontrol altındaki diyabet (şeker) veya hafif hipertansiyon hastalarında, ilgili hekimlerin konsültasyonu alınarak implant yapılabilir. Ancak, kontrol altında olmayan majör sistemik hastalıkları olan, aktif olarak radyoterapi alan veya yakın zamanda kemoterapi görmüş bireylerde cerrahi işlem yapılması kesinlikle kontrendikedir.
- Kemik Hacmi ve Yoğunluğu: İmplantın yerleştirileceği bölgede yeterli dikey ve yatay kemik hacmi olmalıdır. Kemik yetersizliği durumlarında, cerrahi öncesinde veya cerrahi esnasında kemik grefti (kemik tozu) uygulamaları veya üst çene için sinüs lifting cerrahisi ile kemik hacmi artırılmalıdır.
Post-Operatif İmplant Bakımı
İmplant cerrahisi sonrasındaki ilk 24 saat içinde yanak üzerinden yapılacak aralıklı soğuk kompres (buz uygulaması) ödemi ve olası şişlikleri kontrol altına almada son derece etkilidir. Hekimin reçete ettiği antibiyotik, ağrı kesici ve antiseptik ağız gargaraları düzenli olarak kullanılmalıdır. Dinlenme esnasında başın birkaç yastıkla yukarıda tutulması, cerrahi alandaki kan basıncını düşürerek zonklama hissini engeller.
İmplant Başarısızlığı (Tutmaması) ve Klinik Çözümleri
İmplant tedavilerinde başarı oranı %90 ila %95’in üzerindedir. Ancak, yetersiz ağız hijyeni, aşırı sigara tüketimi veya kontrolsüz sistemik faktörler nedeniyle implantın kemikle kaynaşamaması (osseointegrasyon başarısızlığı) riski mevcuttur. İmplant çevresinde geçmeyen şişlik, şiddetli ağrı, aktif iltihabi akıntı, kanama ve üzerine yapılan protezin sallanması implant tutmamasının başlıca belirtileridir.
Böyle bir durum geliştiğinde, başarısız olan implant cerrahi olarak yerinden çıkartılır. Çıkarılan implant bölgesindeki kemik dokusunun ve diş etinin tamamen temizlenerek yeniden sağlıklı hale gelmesi için 4 ila 5 ay arasında bir iyileşme süreci beklenir. Bu bekleme döneminde gerek görülürse kemik grefti takviyesi yapılır ve iyileşme tamamlandığında bölgeye yeni bir implant güvenle yerleştirilebilir.
2. Geleneksel Sabit Diş Köprüleri
Geleneksel köprü restorasyonları, eksik diş boşluğunun her iki yanındaki sağlam destek dişlerin belirli oranlarda küçültülmesi ve hazırlanan bu dişlerin üzerine oturan kuronların, boşluğu dolduran yapay bir dişi (pontik) taşıması prensibine dayanır.
- Avantajları: Cerrahi bir cerrahi aşama gerektirmez, dolayısıyla cerrahi korkusu veya medikal engelleri olan hastalar için konforludur. Tedavi süreci oldukça hızlıdır; laboratuvar aşamaları dahil genellikle 1 ila 2 hafta içinde tamamlanır. Eğer boşluğa komşu olan dişlerde zaten önceden yapılmış büyük çürükler, kırıklar veya eski kaplamalar varsa, bu dişlerin de kaplanarak restore edilmesi köprü tedavisini son derece rasyonel bir seçenek haline getirir.
- Dezavantajları: En büyük biyolojik dezavantajı, tamamen sağlıklı olan komşu dişlerin mine tabakasının geri dönüşü olmayacak şekilde kesilerek küçültülmesidir. Köprü gövdesi çene kemiğiyle doğrudan temas etmediği ve mekanik stimülasyon sağlamadığı için altındaki kemik erimesi sürecini durduramaz. Zamanla köprü gövdesinin altındaki diş etinde çekilme meydana gelebilir ve bu alanda gıda birikimi riski artar. Ortalama ömürleri 10-15 yıl olup, destek dişlerde çürük veya periodontal hastalık gelişmesi durumunda tüm köprü sisteminin yenilenmesi gerekir.
3. Diş Koruyucu Alternatif: Maryland (Adeziv) Köprüler
Maryland köprü (reçine ile yapıştırılan kanatlı köprü), özellikle ön bölgedeki tek veya iki diş eksikliğinde, komşu diş bütünlüğünü maksimum düzeyde korumak amacıyla tasarlanmış minimal invaziv sabit bir protez türüdür. Eksik dişin yerine konacak yapay diş, yan taraftaki sağlıklı destek dişlerin arka (görünmeyen) yüzeylerine ince metal veya zirkonyum kanatlar ile dental rezin yapıştırıcılar kullanılarak sabitlenir.
Klinik Endikasyonlar ve Sınırlamalar
Maryland köprüler, özellikle çene kemiği gelişimi henüz tamamlanmamış genç hastalarda kalıcı implant tedavisi yapılana kadar uzun ömürlü bir geçici/yarı-kalıcı çözüm olarak mükemmel sonuçlar verir. Cerrahi işlem ve anestezi gerektirmemesi önemli bir avantajdır.
Ancak, yüksek çiğneme kuvvetlerinin bindiği arka azı dişleri bölgesi için dayanıklılığı yetersizdir. Gece diş sıkma (bruksizm) alışkanlığı olanlarda veya destek dişlerinde geniş dolgular bulunan hastalarda yapıştırıcı kanatların mikroskobik tutunumu zayıflayacağından tercih edilmemelidir. Doğru vakada ve titiz bir ağız hijyeniyle Maryland köprülerin ömrü 7 ila 10 yıl arasında değişmekte, zirkonyum alt yapılı modern sistemlerde bu süre 12 yıla kadar uzayabilmektedir. Amerikan Diş Hekimleri Birliği (ADA) verilerine göre doğru seçilmiş vakalarda 10 yıllık başarı oranı %85-90 civarındadır.
4. Hareketli Protezler (Parsiyel ve Total Seçenekler)
Çok sayıda diş kaybının olduğu, sabit köprülerin yapılamadığı ve implant cerrahisinin hem kemik yetersizliği hem de genel sağlık problemleri sebebiyle kontrendike olduğu durumlarda uygulanan, hasta tarafından takılıp çıkarılabilen protezlerdir. Parsiyel (bölümlü) protezler mevcut sağlıklı dişlerden kroşe (kanca) veya hassas tutucular yardımıyla destek alırken, total protezler tamamen dişsiz ağızlarda doku desteğiyle çalışır.
- Avantajları: En hızlı ve en ekonomik şekilde geniş dişsiz alanları restore edebilen yöntemdir. Cerrahi operasyon gerektirmez.
- Dezavantajları: Çiğneme esnasında çene kemiğine yüzeyel ve dengesiz bir basınç uyguladıkları için kemik erimesi sürecini durduramazlar, aksine hızlandırabilirler. Yemek yerken veya konuşurken hareket edebilirler, ağız içinde vuruk ve yara oluşumuna zemin hazırlarlar. Estetik olarak kancaların görünmesi veya konuşma esnasında seslerin tam çıkarılamaması (telaffuz sorunları) hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir.
İmplant Yerleşiminde Doğru Zamanlama: Hemen, Erken veya Gecikmeli Uygulamalar
Diş çekimi sonrasında implant tedavisinin ne zaman yapılacağı kararı, çekim bölgesindeki kemik hacmine, diş eti sağlığına ve aktif enfeksiyon varlığına göre belirlenen kritik bir klinik süreçtir.
1. Hemen (İmmediat) İmplantasyon
Diş çekimi ile aynı seansta, çekim soketi temizlenir temizlenmez implant vidasının yerleştirilmesi yöntemidir.
- Klinik Kriterler: Çekilen dişin kök ucunda aktif, akut pürülan bir enfeksiyon (apse, iltihap akıntısı) bulunmamalıdır. İmplantın primer mekanik stabilitesini sağlamak adına soket etrafında yeterli kemik duvarı ve yoğunluğu bulunmalıdır.
- Avantajları: İkinci bir cerrahi işleme gerek kalmaz, toplam tedavi süresi kısalır, estetik ve fonksiyonel kayıp yaşanmadan süreç tamamlanır. Doğal kemik erimesi süreci başlamadan implant yerleştirildiği için kemik hacmi maksimum düzeyde korunur.
2. Erken İmplantasyon
Diş çekiminden sonra yumuşak dokuların (diş etinin) soket üzerini tamamen kapatması için 3 ila 8 hafta arasında beklenen protokoldür.
- Klinik Kriterler: Çekim öncesinde diş kökünde kronik enfeksiyon varlığında veya yara bölgesinde sağlıklı diş eti miktarının yetersiz olduğu durumlarda tercih edilir.
- Avantajları: Diş etinin yara alanını tamamen örtmesi, implant cerrahisi sonrasında dikişlerin gerilmeden kapatılmasına olanak tanır ve cerrahi alanın ağız içi bakterilerden korunmasını kolaylaştırır. Bölgedeki akut enfeksiyonlar bu sürede tamamen temizlenmiş olur.
3. Gecikmeli (Geç) İmplantasyon
Diş çekiminden sonra en az 3 ay (kemik grefti uygulandıysa 6 ila 9 ay) beklenerek kemik bütünleşmesinin tamamlanmasının ardından yapılan uygulamadır.
- Klinik Kriterler: Çekim soketinin duvarlarında ciddi yıkımların olduğu, büyük kistlerin temizlendiği veya anatomik olarak implant yerleşimine izin vermeyen çok zayıf çene kemiği varlığında zorunludur.
- Avantajları: İmplant yerleştirilmeden önce bölgede tamamen organize olmuş, olgun ve vaskülarize (damarlanmış) yeni kemik yapısı elde edilir, bu da cerrahi riskleri minimuma indirir. Kemik tozu (greft) ve membran uygulamalarının kemikle tam bütünleşmesi için bu süre biyolojik bir zorunluluktur.
Tedavi Seçeneklerinin Karşılaştırmalı Analizi
Eksik diş tedavisinde karar verme aşamasında, hastaların fizyolojik durumlarının yanı sıra tedavilerin uzun vadeli başarısı, bakım gereksinimleri ve maliyet analizleri de büyük önem taşır. Aşağıdaki karşılaştırmalı tablolar, bu parametreleri güncel klinik verilerle ele almaktadır.
Protetik Tedavilerin Karşılaştırma Matrisi
Aşağıdaki veriler, tedavilerin biyolojik dokular üzerindeki etkilerini ve uzun vadeli klinik performanslarını yansıtmaktadır:
| Tedavi Parametresi | Dental İmplant | Geleneksel Köprü | Maryland Köprü | Hareketli Bölümlü Protez |
| Biyolojik Koruyuculuk | Çok Yüksek: Kemik erimesini önler, yan dişlere dokunmaz. | Düşük: Komşu dişlerin kesilmesini gerektirir, kemiği korumaz. | Yüksek: Komşu dişleri kesmeden sadece arka yüzeyden tutunur. | Çok Düşük: Destek dişlere mekanik baskı yapar, kemiği eritir. |
| Uzun Dönem Başarı Oranı | %90 – %95 (10 yıl ve üzeri takiplerde). | %75 – %80 (destek dişlerin sağlığına bağlıdır). | %85 – %90 (doğru vaka seçimiyle ön grupta). | %50 – %60 (zamanla doku uyumu bozulur). |
| Ortalama Ömür Projeksiyonu | 20 – 30 Yıl veya Ömür Boyu. | 10 – 15 Yıl (değiştirilmesi gerekebilir). | 7 – 10 Yıl (zirkonyum ile 12 yıla kadar). | 5 – 10 Yıl (kemik erimesine bağlı gevşer). |
| Tedavi Tamamlanma Süresi | 2 – 6 Ay (cerrahi ve osseointegrasyon). | 1 – 2 Hafta (hızlı ve pratik çözüm). | 1 Hafta (anestezi ve cerrahi gerekmez). | 2 – 3 Hafta (ölçü ve prova seansları). |
| Hasta Kullanım Konforu | Çok Yüksek: Doğal diş hissi ve yüksek çiğneme gücü. | Yüksek: Sabit ve estetik olarak tatmin edicidir. | Orta: Sert gıdalarda düşme riski, çiğneme gücü sınırlı. | Düşük: Konuşurken oynayabilir, her gece çıkarılmalıdır |
Özet & Yol Haritası
Diş çekimi sonrasında ağız içinde oluşan boşluk, sadece görsel bir eksiklik değil; zamanla çene kemiğinin erimesine, yan dişlerin devrilmesine ve çiğneme ekleminde kronik rahatsızlıkların gelişmesine yol açan dinamik bir patolojik süreçtir. Bu nedenle, çekilen dişin yerinin en kısa sürede uygun bir tedavi yöntemiyle restore edilmesi ağız ve genel vücut sağlığı açısından kritik öneme sahiptir.
Kişiye özel tedavi planı oluşturulurken izlenmesi gereken adımlar şu şekildedir:
- Adım 1: Post-Operatif İyileşme Takibi: Çekim sonrasında ilk 24 saat kan pıhtısının korunması sağlanmalı, alveolit gibi komplikasyon belirtileri (şiddetli ağrı, kötü koku) gözlendiğinde hemen kliniğe başvurulmalıdır.
- Adım 2: Zamanında Başvuru: Diş kaymalarının belirgin hale geldiği ilk 3 ila 6 aylık kritik dönem kaçırılmadan, restoratif planlama için diş hekimi muayenesi gerçekleştirilmelidir.
- Adım 3: Dijital Planlama ve Teşhis: Panoramik röntgen ve 3D dental tomografi yardımıyla çene kemiğinin hacmi, sinüs boşluklarının konumu ve kemik yoğunluğu analiz edilmelidir.
- Adım 4: Tedavi Yönteminin Seçimi: Bütçe, sistemik sağlık durumu ve anatomik elverişlilik kriterleri göz önünde bulundurularak; birinci tercih olarak komşu dişleri koruyan ve kemik erimesini önleyen dental implant tedavisi, kemik yetersizliği veya cerrahi kontrendikasyon durumlarında ise geleneksel köprüler veya koruyucu Maryland (adeziv) köprü restorasyonları tercih edilmelidir.

