Kompozit dolgular, diş hekimliğinde estetik beklentileri fonksiyonel bütünlükle birleştiren modern restorasyonlardır. Bu materyaller, organik rezin matrisi içinde farklı boyutlarda inorganik partiküller içeren, ışıkla sertleşme özelliği gösteren özel biyomateryallerdir. En önemli avantajı, doğal diş rengi tonuna göre ayarlanabildiği için, uygulanan dolgunun doğal diş yapısından ayırt edilmesinin neredeyse imkansız olmasıdır.

Tedavi Süreci


Kompozit dolgu minimal invaziv bir işlemdir. Geleneksel dolguların aksine, kompozitler dişe kimyasal olarak bağlandığı için mekanik tutuculuk sağlamak amacıyla sağlam diş dokusunun gereksiz yere kaldırılmasına ihtiyaç duyulmaz. Bu kimyasal bağlanma, hekimin sadece hasarlı dokuyu temizlemesini ve sağlıklı diş materyalini maksimum düzeyde korumasını sağlayarak dişin uzun vadeli ömrünü uzatan kritik bir avantaj sunar.

  1. Hazırlık ve İzolasyon: Tedaviye başlamadan önce çürük temizlenir ve uygulama alanı, tükürükten tamamen izole edilir. Bu, dolgunun başarısı için teknik hassasiyeti artırır.
  2. Kimyasal Bağlanma (Bonding): Kompozitin dişe güçlü bir şekilde yapışması için bonding sistemi uygulanır. Bu süreçte asit uygulaması ile mine yüzeyi mikroskobik olarak pürüzlendirilir ve özel bir bağlayıcı ajan kullanılarak tam sızdırmazlık sağlanır. Doğru bonding protokolü, dolgunun ömrünü uzatır ve kenar sızıntısı riskini azaltır.
  3. Katmanlama ve Işınlama: Kompozit materyallerin sertleşme sırasında büzülme potansiyeli vardır. Bu gerilimi ve dolgu kenarlarında oluşabilecek boşluk riskini azaltmak amacıyla, özellikle büyük restorasyonlarda dolgu materyali ince katmanlar halinde yerleştirilir.
  4. Şekillendirme ve Cilalama: Dolgu, dişin orijinal anatomik formuna ve çiğneme dengesine uygun olarak şekillendirilir. Cilalama adımı kritik öneme sahiptir; zira pürüzsüzleştirilmiş dolgu yüzeyinde gıda artıkları ve renk pigmentlerinin (çay, kahve gibi) tutunması engellenerek renklenmenin önüne geçilir ve restorasyonun biyolojik ömrü uzar.


Ne Kadar Sürer?

Kompozit dolgu işlemi genellikle tek seansta tamamlanır.

Standart bir kompozit dolgu uygulaması, çürüğün büyüklüğüne ve konumuna bağlı olarak ortalama 15 ila 30 dakika sürer. Estetik dolgu veya bonding uygulamaları, detaylı şekillendirme gerektirdiği için 30 ila 40 dakika sürebilir.

Kompozit dolgular, ışıkla sertleşme özelliği sayesinde dişe hemen kimyasal olarak bağlandığı için, tedavi sonrasında yemek yemek veya içecek tüketmek için saatlerce bekleme zorunluluğu yoktur. Ancak, eğer işlem lokal anestezi altında yapıldıysa, hastanın uyuşukluk geçene kadar yanak veya dilini ısırmamak için dikkatli olması önerilir.

İyi ağız bakımı ve düzenli hekim kontrolleri ile modern kompozit dolgular genellikle 10 ila 15 yıl arasında bir kullanım süresi sunar. Ancak, diş gıcırdatma (bruksizm) gibi mekanik yüklenmeler veya yoğun renklendirici tüketimi, dolgunun ömrünü kısaltabilir. Bu nedenle, uzun ömürlülük, sadece hekimin teknik başarısına değil, hastanın bakım disiplinine de doğrudan bağlıdır.

Acılı Bir İşlem Mi?

Tedavi lokal anestezi altında yapıldığı için işlem sırasında ağrı veya acı hissedilmez.

İşlem sonrasında soğuk veya sıcağa karşı geçici hassasiyet yaşanması normal bir durumdur. Bu hassasiyet genellikle birkaç gün ila birkaç hafta içinde kendiliğinden düzelir. Hassasiyeti yönetmek için ilk 24 saat boyunca aşırı sıcak ve soğuk yiyecek/içeceklerden kaçınılması ve hekimin önerdiği hassasiyet giderici özel diş macunlarının kullanılması tavsiye edilir. Eğer hassasiyet uzun süre devam ederse, dolgunun yükseklik ayarı veya başka bir sorunun değerlendirilmesi için hekim kontrolü gereklidir.

Aşağıdaki tablo, kompozit dolgu sonrası uyulması gereken temel bakım talimatlarını özetlemektedir:

Kompozit Dolgu Sonrası İlk Bakım Talimatları

SüreçYapılması GerekenlerKaçınılması Gerekenler
Anestezi Etkisi Devam EderkenYumuşak yiyecekler tercih edin.İşlem gören bölgeyi ısırma veya çiğneme (Yumuşak doku hasarı riski)
İlk 24 Saat (Hassasiyet)Normal diş fırçalama ve ip kullanımı.Aşırı sıcak veya soğuk yiyecek/içecekler (Hassasiyeti tetikleyebilir)
İlk 48 Saat (Renkleşme Riski)Ağız hijyenine dikkat.Yoğun renklendirici gıdalar (Çay, kahve, kırmızı şarap, kola, sigara)
Uzun Vade KorumaDüzenli diş hekimi kontrolü ve cila yenileme.Kalem ısırma, buz çiğneme, diş gıcırdatma (Dolgunun kırılma riskini artırır)